9 Mayıs 2017 Salı

Başkasının adını soyadını kullananlar


Neokur.com sitesinde adi sahtekarın biri başkasının adını soyadını kullanmıştır. Oradaki gerçek Türker Özpınar değildir. Lütfen başkasının adını soyadını kullanan bunlara inanmayınız, güvenmeyiniz. Bunların işi gücü hilekarlık, sahtekarlık, yalancılık, kandırmaktır.

23 Ocak 2017 Pazartesi

Yoğurt Çiçeği nedir?

papatya    Rum. 
a. (papa'tya) bit. b. Birleşikgillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı kömeçli, bir yıllık otsu bir bitki, yoğurt çiçeği (Matricaria chamomilla).
 Güncel Türkçe Sözlük 
papatya   Fr. Anthémis 
 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 

papatya   Fr. Camomille 
 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 

papatya   İng. daisy, camomile 
Papatyagiller (Compositae) familyasından, kenardaki çiçekleri beyaz, ortadaki çiçekleri sarı renkli, aken tipi meyveleri olan, ülkemizde doğal olarak 50 türü bulunan, çok yıllık, otsu, nadiren çalımsı bitkiler.
 BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998

papatya   Fr. camomille 
(botanik)
 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963

papatya   Dgr. die kamille 
 BSTS / Tarım Terimleri 1949

Papatya   Köken: Rum. 
Cinsiyet: Kız
İlkbaharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı kömeçli bir kır çiçeği.
 Kişi Adları Sözlüğü 


22 Eylül 2013 Pazar

Çevircek


Çevircek birbirinden uzak yerlerde bulunan kişiler ve düzenekler arasında bilgi alışverişini sağlayan elektrikli ses alıp verme aygıtıdır. Çevirceğin çalışmasında ana ilke ağızdan çıkan ses dalgalarının önce elektrik sinyallerine çevrilmesi, bu sinyallerin çeşitli gönderme yöntemleriyle uzağa iletilmesinden sonra, bu defa elektrik sinyallerinin yeniden kulakla duyulabilecek ses dalgalarına çevrilmesidir.
Önce kentlerde kurulan çevircek şebekeleri daha sonra kentlerarası, uluslararası düzenekler durumuna dönüşmüş ve uydular aracılığıyla dünyanın her köşesinin birbiriyle iletişimi sağlanmıştır.

Sözcüğün kökeni
Çevircek sözcüğü çevir- (dönüştür- , ara-) sözünden türetilmiştir. Çevirceğin günlük hayattaki özelliğine bakarsak aramaya, bilimsel olarak baktığımızda da ses dalgalarını çevirerek iletişim sağlamaya yaradığını görürüz. Çevirceğin diğer adları arayacak, çağırcak, çevirkonuş diyebiliriz.

İlk çevircek
Konuşmaları açıkça aktaran ilk telefon aleti, Charles Sumner Tainter ve Alexander Graham Bell tarafından geliştiren radyofon adlı aygıttır. İki bilim adamı, bu aygıtla ilk başarılı denemeyi 15 Şubat 1880 günü gerçekleştirdiler. Verici Washington'da, 13. Cadde'deki Franklin Okulu'nun tepesine konmuştu. Tainter, ahizeyi eline alarak konuşmaya başladı: Bay Bell... Bay Bell... Beni duyabiliyorsanız lütfen közneğinin önüne gelip şapkanızı sallayın. Az sonra Bell, 14. Cadde'de bulunan laboratuvarının közneğine geldi. Elinde şapkası vardı. Bir an durdu, sonra şapkasını sallamaya başladı.

Teknoloji
Çevircek, ilk olarak telgraf sistemine benzer iki bağlantı üzerinden konuşulacak şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Çoğu defa bir bağlantı demir tel, diğer bağlantı toprak olduğu için yitimler fazla ve sesler karışık olarak işitiliyordu. Bakır alaşımlarının gelişmesiyle tel sayısı arttırıldı. Konuşma sayıları arttıkça bağlantılar yetişmemeye başladı. 1886 yılında tek devreden değişik frekanslarla ses gönderen bir aygıt (multiplex) kısadevresi yapıldı. Uzun hatlara konulan yükselticilerle kayıplar giderildi.
Çevircekte en büyük adımlardan biri operatör kullanmaksızın yapılan otomatik konuşmalardır. 1891 yılında geliştirilen Strowger otomatik arayıcıyla araya operatör girmeden aboneler birbirine bağlanabilmiştir. Bu düzenek 1920 yılında Bell düzeneği olarak geliştirilmiştir. 18 Ekim 1892'de Chicago ve New York arasında ilk uzun çevircek hattı açıldı. 1948 yılından sonra ise transistörün aygıtının sahneye çıkmasıyla elektromanyetik röle sistemler yerini, elektronik devrelere bırakmıştır. Elektronik arayıcı sistem ilk olarak 1965 yılında ABD'de servise konulmuştur.

Eski çevirceklerden
Çevircekte atılan öteki büyük adım da, uzak mesafe konuşmalarında yüksek frekanslı radyo yayınlarından yararlanılmasıdır. 150-300 km aralıklarla yer alan röle istasyonları konuşmaları koaks kablolardan ve havadan elektromanyetik yayın şeklinde iletmektedir. Frekans yükseldikçe tek bağlantı üzerinden konuşma kanal sayısı da yükselmektedir. Böyle bir sistemle iki röle istasyonu arasında aynı anda 3600 konuşma yapmak olasıdır.
Bu gelişmeyi uydular aracılığıyla yapılan konuşmalar izlemiştir.
Anakaralar arası çevircek konuşmaları 1915 yılında başlamıştır. İlk konuşma Paris'le ABD'de Arlingon arasında yapılmıştır. Anakaralar arası çevircek konuşmalarında güçlü radyo alıcı vericileri kullanılıyordu. İyonosferin etkisi konuşmaları zorlaştırdığı için sualtı kabloları kullanılmaya başlandı. İlk sualtı kablosuyla çevircek görüşmeleri 1950 yılında Florida ile Havana arasında 185 km'lik uzaklıkta yapıldı. Sonuç doyurucu olduğu için 1956 yılında New Yorkile Londra arasına aynı düzenek kuruldu.
Uydu aracılığıyla anakaralar arası ilk çevircek konuşmaları 1960 yılında başladı. Echo 1 isimli uyduyla ABD'nin doğu yakası ile batı yakası arasında çevircek bağlantısı sağlanınca bunu Telstar I, Telstar 2 ve diğer uydular izledi. Bugün uyduların devreye girmesiyle gemi ya da uçaklarla otomatik çevircek konuşması yapılabilmektedir. 1985 yılında uzay mekiği Discovery'nin yörüngeye koyduğu uydulardan biri aynı anda 20.000 konuşma yapabilmeye olanak verir.
Türkiye'de ilk çevircek
Türklerde ilk çevircek Osmanlı Devleti'nde 1908 yılında uygulanmaya başlandı. Kadıköy ve Beyoğlu santralları 1911 yılında hizmete açıldı. İlk otomatik çevircek santralı cumhuriyet döneminde Atatürk'ün emriyle 1926 yılında Ankara'da kuruldu. Ardından diğer il merkezlerinde de çevircek santralları kurulmaya başlandı. Kısa bir süre sonra kurulan santrallar aracılığıyla bütün iller arası çevircek iletileşmesi (haberleşmesi) başlamış oldu. PTT'nin 1970'lerden sonra yaptığı çalışmalarla çevircek, Türkiye'de geç olmakla beraber, süratle yayılmaya başladı.
Türkiye'nin milletlerarası çevircek santralı İstanbul'daki Tahtakale Telefon Santralıdır. Bu santralın diğer milletlerarası çevircek santrallariyla irtibatı 1985 yılı itibariyle altı yoldan olmaktadır.Bunlar:
  1. Edirne (Bulgaristan) hattı,
  2. İzmir (Yunanistan) hattı,
  3. Antalya (İtalya) hattı,
  4. İskenderun (Suriye) hattı,
  5. Diyarbakır (Irak) hattı,
  6. Ankara (Rusya)hattı.
Diyarbakır'dan Bağdat' la görüşecek bir abone önce Tahtakaleyle irtibat kurar daha sonra Diyarbakır radyo linkiyle Bağdat' a ulaşır. İleriki senelerde uzaya gönderilecek Türk uydularıyla (Türk-Sat) milletlerarası santral hatlarında artış beklenmektedir (1994).
Çevircek tekniği
Bir elektrik devresi üzerinden bir çevircek konuşmasının yapılması sırasında meydana gelen olaylar şöylece sıralanabilir:
  1. Ses enerjisi mekanik enerjiye dönüşür.
  2. Mekanik enerji elektrik enerjisine dönüşür.
  3. Elektrik enerjisi nakledilir.
  4. Karşı tarafta elektrik enerjisi manyetik enerjiye dönüşür.
  5. Manyetik enerji mekanik enerjiye dönüşür.
  6. Mekanik enerji ses enerjisine dönüşür.
Elektrik titreşimlerinin iletkenlerdeki yayılma hızı esas titreşimlerinin havadaki yayılma hızından birkaç yüz bin kere daha fazla olduğundan (200.000-300.000 km/s mertebesinde) çevircek ile konuşanlar, aradaki uzaklığa rağmen, karşı karşıya bulunuyorlarmış hissine sahiptirler. Çağırcak sistemi üç ana görev yapar. İki abone arasında konuşma irtibatını sağlar ve aboneler arasında çağırma, meşgul çevirme, ses sinyalleri üretir. Otomatik olmayan manyetolu çevirceklerde bu işlemler elle yapılır.
Bir çağırca aletinde bulunan belli başlı parçalar şunlardır:
  1. Ses alıcı (mikrofon),
  2. Mikrofon akım kaynağı,
  3. Ses verici (kulaklık),
  4. Çağırma ve çağrılma düzenleri,
  5. Devre açıp kapayıcılar,(anahtarlar),
  6. Çağırma kadranı.
Manuel ve otomatik santrallara bağlı çevircek aletleri birbirinden farklıdır. Herbirinde yukardaki parçaların bazıları bulunur. Çevirceğin ahizesi sesi elektrik enerjisine ve elektrik enerjisini de sese çevirir. Otomatik çevircek cihazında ahize kaldırıldığında devreyi açan bir anahtar ve ön tarafta numaratörü vardır. Çevircek ahizesi kaldırılınca çevircekle santral arasında elektrik devresi kurulur. Ahizeden ton sesi duyulur. Numaratörden, mesela 6 rakamı çevrilince elektrik devresi altı defa açılıp kapanmış olur. Elektrik devresindeki açılıp kapanmalar sinyal olarak santralda devreler vasıtasıyle sayılır.
Muhaberenin konuşma şeklinde olması şart değildir. Yerel santrallara konulan bilgisayarlar gönderilen sinyal cinsine göre seçim yaparak dağıtımı analog çevircek, sayısal çevircek, faksimile, teleks, televizyon bilgi işlem şekillerinde terminallere ulaştırır. Böylece çevircek konuşmaları yanında televizyon, faksimil resim ve yazı, teleks, bilgisayar işlemleri de çok süratli ve kaliteli olarak yürütülür.
Muhabere hatları: Muhabere (haberleşme) imkânları çok çeşitlidir. Bunlar:
TeknolojiÂzamî
konuşma sayısı
İki telli analog radyo sinyal hattı1
Anolog radyo röle link hattı30
Sayısal radyo röle link hattı1.920
Çok kollu koaksiyel kablo hattı7.680
Fiberoptik kablo hattı10.000 +
Muhabere uydular hattı20.000 konuşma
İki telli konuşma devreleri uzak mesafelerde kayıplar çok arttığı ve kanal sayısı sınırlı olduğu için şehir içi dağıtım sistemi dışında kullanılmaz. Muhabere sistemleri radyo yayınlarından istifadeyle kapasite ve kalite yönünden çok gelişmiştir. Çevircek konuşmaları hem doğrudan analog sinyal olarak hem de bu analog sinyalin sayısal sinyal haline çevrilmesinden sonra yayınlanarak yapılabilmektedir. Analog sinyal de yankı problemi ve sinyal gürültü seviyesi yüksek olduğu için terk edilmiş, sayısal sinyal sistemine geçilmiştir.
Sayısal sinyal sistemlerinde, analog sinyal dilimlere bölünerek düzgün palslara ayrılır. Bu palslar daha sonra kodlanarak verici anteninden '0', '1' sayısal yayın olarak gönderilir. Kodlanma işlemi her konuşma için ayrı ayrı yapılabildiği için bir antenden aynı anda binlerce sayıda konuşma palslar halinde yayınlanabilir. Alıcı çevircek, istasyondan alınan bu binlerce yayın tekrar kod çözücüde çözümlenerek, audio sinyal haline çevrilerek santral mantık devresinden geçerek abonelere ulaşır. Kodlanmış palslar antenden yayınlanabildiği gibi koaksiyel kablolardan da gönderilebilir. Koaksiyel kablolarda kayıplar çok azalır. Koaksiyel kablo yerine bundan daha süratli yüksek kapasiteli ve kayıp oranı çok düşük optik fiber kablolar da kullanılabilir. Optik fiber sisteminde kodlanmış sayısal sinyaller optik sinyallere çevrilerek gönderilir. Karşı santralde optik sinyaller önce elektronik sinyallere daha sonra da odyo analog sinyale çevrilerek lokal santral mantık devresinden abonelere ulaştırılır.

Bir cephe arayacağı.
İki telli muhabere sisteminde aynı anda bir konuşma yapılır. Halbuki pals kod modüleli sayısal radyo link muhabere sisteminde 30 kanal mevcuttur. Koaks kablolu sayısal radyo link muhabere sistemiyse en az saniyede 30 megabit bilgi gönderme kapasitesine sahip olup, 1920 kanallıdır. 1985senesinde F. Almanya'da hizmete girmiş olan böyle bir sistem saniyede 565 mbit kapasiteye; bir başka ifadeyle aynı anda 7680 konuşma veya bilgi aktarmaya müsaittir. Fiberoptik sistemler 140 mbit/saniye ve daha yukarı kapasitede görev yapmaktadır. Fiberoptik muhabere sistemi kapasite yüksekliği, montaj kolaylığı, bakım istememesi, yüksek kaliteli bilgi göndermesiyle mevcut sistemlerin en mükemmelidir.
Özet olarak çevircek santrallarının isimleri şunlardır: Elektromekanik çevircek santralı, elektronik çevircek santralı, otomatik çevircek santralı, şehirlerarası çevircek santralı, transit çevircek santralı, yarıelektronik çevircek santralı, yarıotomatik çevircek santralı, mahalli (yerel) çevircek santralı... olmak üzere çeşitleri vardır (1994).
Arayacağın tatbikatta sağladığı en büyük fayda muhaberenin süratli bir şekilde yapılmasıdır. Fiberoptik, koaksiyel kablo ve elektromanyetik yollarla uydulardan yansıtılarak yapılan arayacak görüşmeleri dünyanın her köşesini birbirine bağlamıştır. Arayacak sistemlerinin kanal kapasiteleri her geçen gün artmaktadır. Kanal sayısında artışlar arayacağı daha da pratik bir hale sokmaktadır. Telekomünikasyon arasındaki önemli gelişmelerden biri de, telsiz arayacağının ortaya çıkmasıdır. Kısa dalga radyo alıcı--vericilerin normal arayacak sistemine bağlamasıyla hareket halinde arayacakla konuşma imkânı ortaya çıkmıştır. Bu sistemle bölgeler arası kesintisiz bağlantı olduğu gibi, çok uzun menzilli yolculuklar yapan bile istediği yeri anında arayabilir.



11 Temmuz 2013 Perşembe

Penguenler (Buzulkuşları)


PENGUENLER (BUZULKUŞLARI) HAKKINDA;

Penguen, beyaz kafa anlamına gelen iki eski Gal kelimesinden oluşmuştur. Başlangıçta bu adla Kuzey Atlas Okyanusunun soyu tükenmiş olan Büyük Ustura Gagalı Martısı kasdedilirdi. 150 yıl önce bu ad denizcilerce, martıya biraz benzeyen güney kuşlarına verildi. Penguenlerin bilimsel adı Spheniscidae'dir Eski Yunanca Spheniskos kelimesinden türemiştir. ve penguenin yüzgece benzeyen dar kanatlarını anlatan "küçük kama" anlamına gelir. Buzulkuşu ise yabancı kökenli penguen sözüne Türkçe karşılığı olarak önerilmektedir, türetilmiştir. Buzulkuşu kanatları uçmaya yaramazlar ama buzulkuşunun çok iyi bir şekilde yüzmesini sağlarlar. 

Buzulkuşları, Spheniscidae familyasını oluşturur aittir. Buzulkuşları uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşlarıdır. Buzulkuşları Güney Kutbu, Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Amerika, Güney Afrika ve Galapagos kıyılarında yaşarlar. Buzulkuşları Kuzey Kutbunda bulunmazlar. Buzulkuşlarının Antartika dışında yaşayanlarının, su akıntıları ve yüzen buzlarla Güney Kutbu 'ndan geldikleri sanılmaktadır. 
2010 yılında bulunan 36 milyon yıl öncesine ait buzulkuşu fosili ile de buzulkuşların geçmişinde yeni bir dönem açılmıştır. Bu buzulkuşu buzlar arasında çok iyi korunmuş ve iyi durumdadır. İncelemeler sonucu bu buzulkuşunun melanozomları fırtına kuşu ve albatrosa benzediği tespit edilmiştir. Bu buzulkuşu ile tespit edilen en ilginç veri ise eskiden buzulkuşlarının renklerinin kavrengi ve kırmızı olmasıdır. Buzulkuşları eski ve ilkel bir gruptur. Buzulkuşları deniz yaşamıyla üstün bir uyum sağlayacak şekilde gelişim göstermişlerdir. Diğer kuşlarla olan akrabalıkları hala tartışılmaktadır. 

Buzulkuşlarının büyüklük bakımından 30 - 105 cm. arasında değişik 17 kadar türü bilinmektedir. En iri buzulkuşları 45 kg ağırlığa kadar ulaşabilen ile İmparator buzulkuşudur. Buzulkuşlarının sıcak bölgelere doğru gidildikçe boyları küçülür. Sarı gözlü buzulkuşları 20 yıl ya da daha uzun bir süre, İmparator buzulkuşları ise 30 yıl kadar yaşarlar. 
Buzulkuşu denizlerdeki kabuklular, balık ve mürekkepbalıkları ile beslenir. Buzulkuşunun temel besini balık, supya ve karidestir. Buzulkuşları bunların hepsini de suyun altında yakalar. Buzulkuşları karada besini nasıl yiyeceklerini bilmezler. Hayvanat bahçelerinde yeni gelen buzulkuşları, kendilerine atılan balıkları yerden almasını öğreninceye kadar haftalarca bakıcılar yardımı ile beslenirler. Buzulkuşu tüyleri kuş tüylerine hiç benzemez. Buzulkuşlarının sırtları siyah veya gri, karın kısımları beyaz ince ve pulsu tüylerle örtülüdür. Buzulkuşu türleri birbirinden, başlarındaki renkli tüyleriyle ayrılır. Buzulkuşları, kuyrukları kısa ve ayakları vücutlarının gerisinde olduğundan rahatlıkla dimdik ayakta durabilirler. 

Buzulkuşları denizde, saatte 10 deniz mili ile yüzebilirler. Hatta gerektiğinde buzulkuşları bu hızlarını iki katına çıkarabilirler. 
Buzulkuşlarının kanatları uzun telek tüylerinden yoksun olup, kırılmadığı için uçmaya yaramaz. Buna karşılık buzulkuşları yüzerken çok kuvvetli yüzgeç vazifesi görür. Buzulkuşları, buz üzerinde sıçrar ve çok iyi kayar. Buzulkuşları göğüslerinin üzerinde yatarak yüzgeç kanatlarının yardımıyla kızak gibi kayarak, karada birkaç yüz kilometre içeriye kadar girebilirler. Buzulkuşları yalnız üreme mevsimlerinde yumurtlamak için karaya çıkarlar. Buzulkuşları vücutlarını örten sık tüyler ve deri altlarındaki kalın yağ tabakaları ile Antarktika 'nın 0'ın altındaki dondurucu soğuklarından korunurlar. 
Buzulkuşları vücut ısılarını ayarlayan otomatik bir mekanizmaya sahiptirler. Buzulkuşları gerektiğinde kan damarlarıyla deriye giden kanı azaltarak, yükselterek ve tüylerini dikleştirerek vücut sıcaklıklarını kontrol ederler. 
Güney Kutbu buzulkuşları 40 °C'lik vücut ısılarıyla -40 °C'lik Antarktika soğuğuna dayabilirler. Buzulkuşlarının vücutlarındaki tüy, yağ ve besinlerden elde ettikleri enerji ve kontrol mekanizmalarıyla 80 °C'lik (40°C / -40°C) ısı farkına dayanırlar. 

Buzulkuşları içinde en bilinenlerden Antartika 'nın kral buzulkuşları günde ortalama 140 defa suya dalarlar. Buzulkuşları bunun ancak yüzde onunda av yakalayabilirler. Buzulkuşlarının tüy dipleri deriye yakın kısımda ısıya karşı izole bir iç tabaka meydana getirerek soğuktan emniyetle korur.

24 Haziran 2013 Pazartesi

Türkçe Karşılıkları

antarktika:buzulada, buzulkara, buzullu, buzulya, buzuldolu
penguen:buzulkuşu
telefon etmek:aramak, arayıp sormak

telefon:çevirkonuş, çevircek, çağırcak, arayacak
hidrojen:sıvıtçıl, suvgan, sıvıtkan, sıvıtçın, suvargan, suluk, birlik
oksijen: solukluk
limon:ekşik, ekşimik
radyo:sesyayını
zürafa:uzunotçul
tahtakurusu: (İng.) bedbug ???
banyo yapmak:yıkanmak, yunmak, çimmek
banyo:yıkanak
televizyon:görüntülük, yayınsunar, yayıncak, yayınlık
domates: tomat
patates:yeryumru
hayat memat:ölüm kalım
cevap:yanıt
fotokopi çekmek: çoğaltmak
fotokopi çektirmek:çoğalttırmak
fotokopi: çoğaltıcı
virüs:sanalkıran (sanal + kıran)    
cevaplamak:yanıtlamak, üvermek  
feminist:kadıncıl  
fermiyon: yarımdönüşlü
spin: dönmek; dönme, dönüş
pion: çekirdektetutan, çekirdektetutar
kahve: kavurdak
diş fırçalamak: diş(i) süpürmek
diş fırçası: diş süpürgesi
drone: uçurbak, uçargöz, uçangöz, uçurçek, uçarçeker
scrabble: Sözcük kurma oyunu, sözcük kurmaca, sözcük yazma oyunu, sözcük yazmaca, sözcükleşmece